• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/insanveislamcom/
  • https://twitter.com/insanveislamcom?lang=tr

KURAN'DA NAMAZIN KILINIŞI VAR MI?

KURAN'DA NAMAZIN KILINIŞI VAR MI?
Başta gelenekci ve Kur'an'ı bir takım kitaplara muhtaç bırakmak isteyen kesimden çok sık duyduğumuz bir şeydir; "Kur'an'da namaz yok ki, hadislere muhtacız" ya da " Kur'an ayrıntı vermez namazı hadislerden öğreniriz" sözü.
Namaz kavramı zaten Mekkeli müşriklerde de, ondan evvelki toplumlarda da mevcuttur(Bakara, 183; Tevbe, 54; Maun, 4). Namaz dendiğinde bunun rükun ve şartları bir kavram olarak kültürel bilincin içinde mevcuttur. Bunun ayrıca açıklanmasına ihtiyaç yoktur. Buna rağmen Kuran'da namazın nasıl kılınacağı detaylı şekilde anlatılmıştır. Geleneksel Ehl-i Sünnet anlayışında namazın şartları; 1. hadesten taharet(abdestsizlik), 2. necasetten taharet(kirlilik), 3. setr-i avret(avret yerleri örtme), 4. istikbal-i kıble(Kabe'ye dönme), 5. vakit, 6. niyet olarak ifade edilir. Bu kurallar Kuran'da parçalı olarak geçer.
Kuran'da abdest, namazın şartıdır(Nisa, 43; Maide, 6). Abdest yüzün, ellerin dirseklere kadar yıkanması ve başın meshedilmesi(ıslatılması) ve ayakların topuklar dahil meshedilmesi olarak ifade edilir. Bunun dışındaki abdestin ilmihallerde geçen bütün detayları farz olmanın dışındadır. Müslüman sadece farz olan hükümlerden sorumludur, diğer detaylar istenirse uygulanır. Ağzı yıkama, burna su çekme kişinin tercihiyle alakalıdır, farz değildir. Ehl-i sünnet geleneğinde ayakların yıkanması farz kabul edilmesine rağmen, Kuran'da(Maide, 6) ayakların yıkanması gerektiği değil, meshedilmesi gerektiği yazılıdır. Ancak birçok mealde "vemsehu bi ruusekum ve ercul[e/i]kum"(başınızı ve ayaklarınızı meshedin) ifadesi "başı meshedip ayakları yıkayın" biçiminde tercüme edilir. "Erculikum" olması gereken kelime "erculekum" olduğu için böyle bir yorum yapılmıştır, ancak ayetin sonundaki "Allah zorluk çıkarmak istemez" ifadesine bakılırsa ve önceki kitaplarda da abdestin olduğu hatırlanırsa "ayakların yıkanması" emrinin "meshedilmesi"ne çevrildiği görülecektir.
Namaz esnasında kıble yönüne dönme şartı da Kuran'da belirtilir(Bakara, 143-144). Ancak korku veya zorunluluk halinde oturarak, yaya olarak ve kıblesiz namaz kılabilme izni de verilmiştir(Bakara, 239).
Namazın rükunları olarak 1. tekbir, 2. kıyam, 3. kıraat, 4. rüku, 5. secde, 6. oturuş merhaleleri İlmihallerde belirtilir. Yine bunlar ayetlerde karışık olarak geçmektedir. Secde ve rüku etmekle ilgili birçok ayet(Bakara, 43-125; Ali imran, 43; Maide, 55; Hacc, 77) olmakla birlikte Hamd, Tesbih ve Tekbir gibi Kıraat'e dahil edilebilecek birçok ifade geçer. Nitekim "Hamd ve tesbih et, secde edenlerden ol" gibi(Hicr, 98) namazı özetleyen ayetler de vardır. Günümüzdeki namazda Fatiha suresi okunmaktadır ve bu Hamd kapsamında değerlendirilebilir, ayrıca farz değildir; Fatiha yerine başka bir Hamd duası/sure okunabilir. Ancak uygulama olarak Kuran'a uygundur. Ek olarak Subhaneke duası günümüzde okunur ve bu da Tesbih kapsamındadır(Ali imran, 41; Rum, 17). Tekbir getirme olarak bilinen "Allahu ekber, Allahu kebir veya Allahu azim" demek Kuran'da bahsedilen Tekbir ifadesine uygundur. Bunların hangi sırayla yapılması gerektiği ifade edilmese de, İlmihallerde sırasının bir önemi olmadığı ifade edilir. Uygulama olarak süregelen mevcut bir sıralama zaten olduğuna göre, Kuran'daki bu ayetlerle desteklendiğinde günümüzdeki Namaz anlayışının Kuranî olduğu anlaşılmaktadır. Bakıldığında önce Kıraat(Tekbir, Hamd, Tesbih) mi, Secde mi yoksa Rüku'nun mu yapılması gerektiği mantıki açıdan anlaşılabilir. Çünkü Namaza fiili olarak Secde ile başlanamaz, Rüku ile de başlanamaz. Kıyam ile başlanmak zorundadır, bunun Kuran'da ayrıca belirtilmesine gerek yoktur. Çünkü başka bir alternatifi yoktur. Bunu teyit eder biçimde Hacc suresi 26. ayette "Kıyam edenler, Rüku edenler, Secde edenler için" cümlesi Namaz sırasıyla verilmiştir. Demek oluyor ki, önce Kıyam(ayakta duruş), sonra Rüku(eğilme), en son Secde(yere kapanma) fiili tatbik edilmelidir ve nitekim geleneksel uygulama, tarihi kaynaklar ve hadisler de bu yöndedir. Rüku ve Secdede iken bir şey okunması(subhane rabbikel ala, semiallahu li men hamideh gibi) farz değildir. Bunlar sünnettir ve sadece kişisel tercih ile okunabilir. Aynı şekilde Tahiyyat, Selam verme, Salli-Barik dualarının hiçbirisi farz değildir(Diyanet İlmihali-1, syf. 252-255). Sünnetlerin Kuran'da geçmesi gerekmez, çünkü emir değil, peygamberin bile bazen yaptığı ilave ibadetlerdir.
Netice itibariyle Kuran'da Tekbir, Hamd(Fatiha okuma), Tesbih(Subhaneke okuma), Kıbleye dönme, Kıyam, Rüku, Secde rükunları hakkında bir şema vardır. Bunların detayları farz değildir, değişebilir, değiştirilebilir; farz değildir ve kişiye kalmıştır. Öte yandan geleneksel olarak uygulanan Namaz, Kuran'ın tüm tariflerine muvafık düşmektedir. Fatiha'dan sonra okunan Zammı sureler de "Zikir" kapsamına girer(Müzemmil, 20). Kuran ayetleri de zikir olarak tanımlanır; namazı tamamlayınca zikredin(Nisa, 103) ifadesi de Namaz sonrası ayet okunabileceğini gösterir ki, geleneksel uygulamayı destekleyen bir ifadedir.
Namazın rekatları da dikkatli okunduğunda Kuran'da anlaşılabilir. Nisa suresi 101. ayette namazın tehlike anında kısaltılmasından bahsedilmektedir. Ayetin devamında(102.) Peygamber cemaatle namaz kıldırmaktadır. Önce bir grup namaz kılar, secdeye vardıklarında nöbetçi olan diğer grup ile yer değiştirir. Görüleceği üzere demek ki, namazı parçalara ayırmaya çalışıldığında Secde bir eklem noktası olmaktadır. Bu da(sadece bu ayete) analitik olarak bakıldığında Namaz'ın Secdelerle biten parçaları olduğunu gösterir. Buna Rekat diyebiliriz(ki zaten gelenekte öyle biliriz). Secdeden sonra nöbet grubu geldiğine göre kendileri 1 rekat, peygamber 2 rekat kılmış olacaktır. Bu 2 rekat kılma durumu savaş sırasında olduğu için ve kısaltılmış versiyonu olduğundan normal namaz 4 rekattır sonucuna ulaşırız. Yani normalde 4 rekat namaz, peygambere 2'ye düşürülmüş, cemaat de nöbetleşe 1'er rekat kılmıştır.

link:https://www.facebook.com/smusluman/photos/a.1431349157155856.1073741827.1431342607156511/1433463930277712/?type=3

Yorumlar - Yorum Yaz