• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/insanveislamcom/
  • https://twitter.com/insanveislamcom?lang=tr
AKLETMEZ MİSİNİZ!
Çoğu zaman akıl dışı olmasına rağmen dini inançlar, akıl ve mantığa dayalı fikirlere galip gelmiştir. Demokrasi, hukukun üstünlüğü, milliyet prensibi, sosyalizm vs. akımlar, ilkel çağların efsaneleri kadar tesirli olamamıştır. Bunun temel sebebi; akıl ve mantığın uygulanabilir, doğruluğu gözlenip tartışılabilir önermeler ortaya kayarken; inanç sistemlerinin gözlemlenebilir vaatlerden ziyade, beşeri hayatta doğruluğunu tecrübe edemeyeceğimiz ceza ve mükafat vadetmesidir.
*
Dinin emir ve yasaklarına uyarsan her dilediğinin olduğu bir cennet tasavvuru hemen hemen her İnançta mevcuttur ve bunu tecrübe etmek için ölmek gerekmektedir. Yani doğru ve yanlışlığının tesbiti imkansızdır ve bu yönüyle kusursuzdur. Daha doğrusu soyut ve hayallere hitap eden inanç, birey ve toplum üzerinde daha etkilidir. Bu tür inançların efsuni bir yönü vardır. En  bilgin veye alim denilen kişilerin bile tartışmaya yeltenemedikleri, tartışsa bile herhangi birşey ispat edemeyeceği bu dogmatik inançlar, toplum üzerinde şüphesiz bütün bilimlerden daha etkin durumdadır.
*
Moloch efsaneleriyle ortaya çıkan insanlık dışı ritüeller yüzyıllarca tartışılmadan uygulanmıştır. Sözde bir ilahın öfkelenmesi üzerine kralların, bilginlerin çocuklarına işkence etmesinin, öldürmesinin saçmalığı farkedilmemiştir. Ta ki köklü bir değişim ve reform olana kadar...
*
Yahudilerin, tüm günahlarını bir keçi veya tavuğa anlatıp, sonra onu kayalara vura vura parçalayarak günahlarından arındıkları inancı, bütün saçmalığına rağmen halâ devam etmektedir.
*
İnsanların, ölünce inek veya fare olarak yaşamına devam edeceğini söyleyen ya da bir çok defa farklı şekillerde dünyaya geldiğini söyleyen Budizm inancına mensup binlerce bilim adamının olması hayret verici değil midir?
*
Yine Budizmin savunduğu reenkarnasyonun düşüncesinin tenasüh adıyla İslam tasavvuf kültürüne sirayet etmesi, Kur'an' a aykırı olmasına rağmen tarikat çevrelerinde bu inancın hiç sorgulanmaması, hatta bu inanca bağlı binlerce akademisyenin olması, aklın inanç karşısında hipnozite olduğunu göstermez mi?
*
Hayatı okumak, araştırmak ile geçmiş, binlerce eser incelemiş ve onlarca bilimsel makale ve kitap yazmış ilahiyat profesörlerinden çok; üniversite görmemiş, dünya literatüründen habersiz, bilimden nasipsiz, " Allah,  bana ilham etti" diyenlerin itibar görmesi hangi akıl ile açıklanabilir! Ki bu ifade aslında bir peygamberlik iddiasından başka birşey değildir...
*
 " Şeyh hazretlerine bir an bakmak, Allah'a salih şekilde 150 yıl ibadet etmekten evladır" denilirken, yani apaçık Allah'a şirk koşulurken, bu saçma ifadeyi ilahi bir emir olarak görüp uygulayanlar içerisinde nice bilim insanları yok mudur?
*
Özetle, insanın hayal dünyasına hitap eden ve somut olarak doğru ve yanlışlığı kanıtlanamayacak inançsal durumlarda akıl ölçüt olmaktan çıkar. İnanç duyguları binek olarak kullanır ve efsuni bir şekilde toplumu kendisine bağlar.
Allah (cc)'ın, Kur'ân-ı Kerim'de defalarca "AKLETMEZ MİSİNİZ" mesajına rağmen akletmezler...
 
YÂSÎN-62: “Andolsun, o sizden pek çok nesli saptırmıştı. Hiç düşünmüyor muydunuz?”

Soner ATAİBİŞ/Tarihçi
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      236 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın