• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/insanveislamcom/
  • https://twitter.com/insanveislamcom?lang=tr
HURAFELERLE MÜCADELE - 1 - (KERTENKELE ÖLDÜRMENİN SEVAP OLDUĞU HADİSİ SAÇMALIKTIR))

Hepimiz çocukluğumuzda duymuşuzdur bir büyüğümüzden; “kertenkele öldürmek sevaptır”. Hem bu sözü edenler öyle sıradan insanlar da değildir bazen. Kimisi hacı-hoca, kimisi imam, kimisi hatırı sayılır efendiler. Hatta, maalesef, toplumumuz tarafından kabul gören gözde hadis kitaplarında da geçer bu mevzu;

"Kim keleri ilk darbede öldürürse ona yüz sevap yazılır. İkinci vuruşta öldürürse daha az kazanır. Üçüncü vuruşta ise bundan da az sevap kazanır." (Müslim, Selam 147 (2240); Metin Müslim'den alınmadır. Ebu davud, Edeb 175, (5263, 5264); Tirmizî, Ahkâm 1, (1482). Bazı Tirmizî tertibinde Sayd bölümünde 13. babta.)

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Kertenkeleyi ilk vuruşta öldüren kimse için yetmiş sevap vardır’ buyurdu.”

Ebu Davud 5264, Müslim 2240/147

Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kertenkeleye fasıkcık (günahkâr) dedi.”

Müslim 2239/145, İbni Mace 3230, Ebu Davud 5262

Bunların hiç birinin Kur’an-ı Kerim’de yeri olmadığı gibi, peygamberimize ve eşine birer iftiradır. İslam dini tam anlamıyla bir akıl-mantık dinidir. Kur’an-ı Kerim’de hemen hemen 75 ayet insanın akletmesi, düşünmesiyle alakalıdır. Akletmek, mantıklı düşünmek, ibret alarak hareketlerimize çeki düzen vermek yerine getirmemiz gereken farzlardandır. Hal böyleyken, Allah’ın yarattığı bir varlığın canına kıymak nasıl olur da sevap olabilir. Ya da rivayet eden bu kişi, peygamberimiz bile ahrette kendine ne yapılacağını bilmezken, (Celal Yıldırım (46/AHKÂF-9: De ki: Ben, gönderilen peygamberlerin ilki değilim ; bana ve size neler yapılacağını da bilmiyorum. Ben ancak bana vahyolunana uyarım ve ben ancak açık bir uyarıcıyım) kertenkeleyi öldürenin yüz sevap alacağını nerden bilebilmektedir?

Birinin bir kertenkeleyi öldürünce sevap kazanacağını söylemek Allah’a da iftiradır. Çünkü Allah Kur’an-ı Kerim’de böyle bir söylemde bulunmamıştır. Allah ve peygamberine iftira atanlar, Onlar yerine hükümde bulunanlar için gerçekten büyük ceza söz konusudurOnlardan öyleleri vardır ki, dillerini Kitap’a doğru eğip bükerler, siz onu (bu okur göründüklerini) Kitap’tan sanasınız diye. Oysa o Kitap’tan değildir. “Bu Allah Katındandır” derler. Oysa o, Allah Katından değildir. Kendileri de bildikleri halde Allah’a karşı (böyle) yalan söylerler. (Al-i İmran Suresi, 78)

Size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz? Hiç mi öğüt alıp-düşünmüyorsunuz? Yoksa sizin apaçık olan bir deliliniz mi var? Eğer doğru söylüyorsanız, öyleyse getirin kitabınızı. (Saffat Suresi, 154-157)

Bu tür söylemlerde bulunurken dikkatli olunmalıdır. Rivayet adı üstünde duyuma bağlı sözlerden ibarettir. Bizim de rivayet eden ya da asıl söyleyen kişiye ulaşamayacağımız aşıkardır. Bu yüzden kur’an bizim hayatımıza ışık tutan yegane kaynaktır. Yaşantımızı düzene sokmak ve Allah’ın emir ve yasaklarına uyma yolundaki tek rehberimizdir.

Diyanet İşleri  (21/ENBİYÂ-10: And olsun ki,size şerefiniz ve öğüt veren bir Kitap indirdik; akletmiyor musunuz?)

(Mehmet BOZTEPE)

.

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
256 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın